Bursa’nın İznik ilçesi, tarihi üç hamamı bünyesinde barındırıyor. Diğer ikisi amacı dışında kullanılırken tarihi 2. Murat Hamamı kurulduğu günden beri hamam kültürünü İznik’te devam ettiriyor.
Hamam denince akla sıcak suyu, keseleri, aromatik kokuları, göbek taşları ve sabunlarıyla yapılan rahatlatıcı, temizleyici masaj gelir.
Günümüz duşakabin ve banyo alışkanlıklarımızın tarihteki temelleri olan hamamlar ve hamam kültürü Osmanlı İmparatorluğu’ndaki önemi de küçümsenemeyecek derecede fazladır. Hamamlar Osmanlı’da günümüzde kullanıldığı üzere temelde yıkanmak ve temizlenmek amacı ile kurulmuşsa da zamanla yerleşik kültürümüz ve dinin etkisiyle birer kültür merkezi haline gelmişlerdir. Bu zamanlarda doğmaya başlamış en bilinen kültürel alışkanlıklarımız ki günümüzde hala yaşamakta olan belli başlı âdetlerimize örnek olarak “Gelin Hamamı”, “Damat Hamamı” ve “Kırk Hamam”ı verebiliriz.
İznik’te amacına uygun olarak kullanılan Hacı Hamza Hamamı veya Belediye Hamamı adlarıyla da anılan 2.Murat Hamamı, Mahmut Çelebi Camii ve İznik Çini fırınları kazı alanı arasında bulunmaktadır. XV. yüzyılda inşa edilmiş olan tarihi yapı erkeklere ve kadınlara ait bölümleri olduğu için “Çifte Hamam” olarak da anılmaktadır.
Kadınlar bölümü erkekler bölümüne benzer ancak daha küçük ve basittir. Çatısındaki açıklıklar dolayısı ile çini ticaret merkezi olarak kullanılmaktadır.
Hamamın erkekler bölümü bugünde işlevini sürdürmektedir. Bu bölüm havuzlu soyunma yeri ile başlar. Tuvaletlerin bulunduğu ılıklık bölümünden geçildikten sonra, ortada göbek taşının bulunduğu, yanlarda yıkanma bölümlerinin olduğu sıcaklık bölümüne geçilir Erkekler bölümünün kubbesi onarılmıştır. Yapı, kırma taş, tuğla harç ile örülmüştür.
İznik’te bu hamamın işletmeciliğini yapan Talaş ailesinden Şükrü Talaş sağlık sorunları dolayısı ile işletmeciliği günümüzde yeğenine devretmiş olup üç nesildir işletmecilik yapıyor.
Şükrü Talaş, “Babam 1968 yılında İznik’e gelmiş. Baba mesleği olarak 55 yıldır aralıksız bu işi yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Vakıflar tarafından restore edilse de orijinal şekilde hizmet vermeğe devam ediyor. Bu işletmenin devam etmesi için elimizden gelen her türlü imkanı kullandık, ama maalesef bu hamamlara eski rağbet kalmadı. Özellikle genç nesil bu kültürü benimseyemedi. Hamam hala odunla ısınıyor, bizim fırın 24 saat sönmeden devam eder. Cumhuriyet döneminde hizmetine ara verse de 1950 yılından beri aralıksız çalışıyor. Talep az olmasından dolayı bu meslek artık kaybolmak üzere. Vakıfların ve yerel belediyelerin bu tip yerlere destek olup Hamam kültürünü gelecek nesillere ulaştırmak zorundayız” diye konuştu.
Bu hamamın müdavimlerinden İznikli Bekir Uslu, “Osmanlı tarihimizden gelen bu banyo kültürümüz maalesef kaybolmak üzere. Ben çocukluluğumdan beri buraya gelirim. Burada temizlendiğimi ve rahatladığımı hissediyorum. Genç arkadaşlarımın bu kültüre sahip çıkmasını arzu ediyorum.” diye konuştu.
Kısacası, hamamlar sadece keselenme ve yıkanma amacının daha ötesinde, bedensel ve ruhsal arınma ile bütünsel terapi, masaj aracılığıyla tedavi ve bedensel güzellik için vücut bakımlarının yapıldığı sağlık, sosyal ve kültürel merkezlerdir.









