Kuraklığa DSİ’den Çözüm: Karadere Hattı İznik’e Nefes Olacakmı?
Türkiye’nin beşinci büyük doğal mirası İznik Gölü, tarihinin en karanlık dönemini yaşıyor. İklim krizi ve sanayi baskısıyla “can çekişen” göl için DSİ’den hamle geldi: Yenişehir Karadere’nin suyu 10,5 kilometrelik dev boru hattıyla göle taşınacak!
Bir zamanlar bereketin simgesi olan İznik Gölü, bugün sessiz bir felaketin merkezinde. 2013 yılından bu yana tam 232 milyon metreküp su kaybeden göl, sadece çekilmiyor, içindeki yaşamla birlikte yok oluyor. Kıyılar yer yer 350 metre içeri çekilirken, gölün ekosistem eşiği olan 83 metre sınırı çoktan aşıldı.
Ekosistem Alarmı: Endemik Türler Yok Oluyor
Tablo korkunç: Dünyada sadece burada yaşayan İznik İnci Balığı’nın nesli resmi olarak tükendi. Siyanobakteri istilası nedeniyle suyun rengi çamura dönerken, oksijensiz kalan balıklar kıyıya vuruyor. Kirlilik o kadar ileri boyutta ki, su üstünde olan kalıntıların haricinde, su altında hala mevcut tarihi bazilika kalıntıları bile artık balçık ve alg patlamaları nedeniyle görülemez halde.
DSİ’den Hayati Hamle: “Can Suyu” Projesi
Gölün tamamen bataklığa dönüşmesini engellemek için Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü düğmeye bastı. Yatırım programına yeni alınan ve bölge halkı tarafından “Umut Işığı” olarak adlandırılan Karadere Baypas Projesi için çalışmalar hızlandı.
Projenin Detayları:
Güzergah: Yenişehir Karadere’den doğrudan İznik Gölü’ne.
Hattın Boyutu: 10,5 km uzunluğunda, 2,5 metre çapında dev borular.
Mevcut Durum: Zemin etütleri başladı, projelendirme sürüyor.
Hedef: Boğazköy Barajı’nı besleyen suları göle aktararak su seviyesini korumak.
Uyarı: “Sadece Su Taşımak Yetmez!”
Doğa dernekleri ve uzmanlar projeyi selamlasa da tek bir konuda uyarıyor:
Kirlilik durdurulmazsa, göle taşınan her damla su kirliliğe karışacak. Dev sanayi tesislerinin su çekimi, kaçak yeraltı kullanımı ve zirai ilaç atıkları kontrol altına alınmadığı sürece, Karadere projesi sadece “zaman kazandıracak. Tüm bunların yanısıra Karadere’den gelecek suyun temizliği de İznik Gölü için hayati bir önem taşıyor”.
“İznik Gölü bir su tankı değil, yaşayan bir organizmadır. Eğer şeffaf bir su yönetimi ve 300 metrelik koruma bandı yasakları uygulanmazsa, gelecek nesillere sadece bir toz bulutu bırakacağız.”
Gölün geleceği şimdi DSİ’nin yürüttüğü bu dev proje ve atılacak radikal çevresel adımların hızına bağlı. İznik için vakit daralıyor!









