Türkiye’nin beşinci, Marmara Bölgesi’nin ise en büyük doğal gölü olan İznik Gölü’nün son günlerde turkuaz renge bürünmesi, ilk bakışta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Fotoğrafçılar ve doğaseverler için eşsiz manzaralar sunan bu renk değişiminin ardında ise çevre bilimcilerin dikkat çektiği önemli bir ekolojik sorun bulunuyor: siyanobakteri (alg) patlaması.
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar‘ın yaptığı açıklamada, İznik Gölü’nde görülen yoğun siyanobakteri oluşumunun yalnızca doğal bir mevsimsel olay olarak değerlendirilmemesi gerektiği, yaz aylarında uzun süre devam etmesinin gölde artan besin yükü ve kirliliğin önemli bir göstergesi olduğu ifade ediliyor.
Turkuaz Renk Neden Oluşuyor?
Bilim insanlarına göre göldeki turkuaz görünümün temel nedeni, halk arasında “mavi-yeşil alg” olarak bilinen siyanobakterilerin aşırı çoğalmasıdır.
Bu çoğalmayı hızlandıran başlıca etkenler şunlar:
- Yaz aylarında yükselen su sıcaklığı
- Göl seviyesindeki düşüş
- Tarım arazilerinden taşınan azot ve fosfor
- Kontrolsüz gübre kullanımı
- Evsel ve diğer kirletici yükler
- Gölü besleyen derelerle taşınan besin maddeleri
Bu koşullar oluştuğunda siyanobakteriler hızla çoğalıyor ve göl yüzeyini kaplayarak suya turkuaz ya da yeşilimsi bir renk veriyor.
Fotoğrafçılar İçin Fırsat, Canlı Yaşamı İçin Tehdit
İznik sahilindeki işletmeciler ve fotoğrafçılar, turkuaz görüntünün her yıl kısa süreli oluştuğunu ve çok sayıda ziyaretçiyi bölgeye çektiğini belirtiyor. Ancak uzmanlar bu görüntünün “doğal bir güzellik” olarak romantize edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Çünkü yoğun alg tabakası;
- suyun oksijen seviyesini düşürüyor,
- balıklar ve diğer su canlılarının yaşamını tehdit ediyor,
- bazı siyanobakteri türlerinin toksin üretmesi halinde insan ve hayvan sağlığı açısından da risk oluşturabiliyor.
Yoğun alg patlamalarının ardından toplu balık ölümleri yaşanabilmesi de bilimsel olarak bilinen riskler arasında yer alıyor.
Daha Önce de Yaşandı
İznik Gölü’nde benzer olaylar ilk kez görülmüyor.
- 2022 yılında siyanobakteri yoğunluğu nedeniyle gölün bazı bölgelerinde yüzme geçici olarak yasaklanmıştı.
- 2023 yılında yine turkuaz renk oluşmuş, uzmanlar bunun temel nedeninin insan kaynaklı besin yükü olduğunu açıklamıştı.
- 2026 yılında yaşanan son olay ise önceki yıllardaki çevresel baskının devam ettiğini gösteriyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Doç. Dr. Efsun Dindar’a göre alg patlamaları ilkbaharda sınırlı ölçüde görülebilen doğal olaylar olsa da;
- yaz aylarında ortaya çıkması,
- daha uzun sürmesi,
- daha yoğun hale gelmesi,
göl ekosisteminde dengenin bozulduğuna işaret ediyor. Bu durum özellikle artan azot ve fosfor yükü ile ilişkilendiriliyor.
Acil Önlem Bekleniyor
İznik Gölü’nün turkuaz rengi, ziyaretçiler için büyüleyici bir manzara oluştursa da bilim insanlarına göre bu görüntü aynı zamanda ekolojik bir uyarı sinyali niteliğinde.
Türkiye’nin stratejik su kaynaklarından ve ekolojik zenginliklerinden biri olan İznik Gölü’ndeki bu kirlilik sinyali, yerel ve ulusal düzeyde kapsamlı bir havza koruma eylem planının devreye sokulması gerektiğin bir kez daha gözler önüne seriyor. Tarımsal gübreleme alışkanlıklarının denetlenmesi ve gölü besleyen su kaynaklarının koruma altına alınması, gölün geleceği açısından kritik önem taşıyor.








